“KADININ KIRILGANLIĞI”
Cam tuğlalar üzerine boyanan mor cam boyası ile kadın temsil edilmektedir. Cam tuğlaların diziliş açısından ince uzun bir şekilde yerleştirilmesi ile bir kadının en ufak bir hata ile ne kadar kolay kırılıp, paramparça edilebileceğini, hassasiyetini göstermektedir. Fakat buna rağmen kadını simgelyen cam tuğlalar dikkatle yerleştirilmiş denge unsuru ile ayakta da durabilmektedir, bu da kadının aslında güçlüklere ne kadar güzel cevap verip ayakta kalışının bir göstergesidir.
Yerlere yerleştirilen iki adet leğenden bir tanesinin içerisine yırtılmış, kullanılmış kıyafetler yerleştirilecek, diğerine ise kırılmış, parçalanmış seramik ve cam parçaları yerleştirilecektir. Bu eski yıpranmış kıyafetler kadın kimliğinin olgunluğunu, geçmişte bir çocuk, şimdi bir genç kadın, bir eş veya bir anne oluşunu ve bu zaman sürecindeki gelişim, büyüme, kadınlık döneminde üzerine aldığı rollerden birini çıkarıp öbürüne geçişini temsil etmektedir. Diğer leğendeki kırık seramik ve cam parçaları ise çocukluktan bugüne kadar ki dönemde yaşadığı tüm zorlukları, ayrılıkları, yıkılışları, başarısızlıkları ve hatta ölümleri, kayıpları, bütün bu olumsuzlukların yarattığı üzüntüleri, paramparça olmuş bir şekilde temsil etmektedir, fakat araya yerleştirilmiş olan bir kaç tane süpriz bir şekilde sağlam kalmış olan parçalar ise, kadını yıkabilecekmiş gibi gözüken ağır olaylarda, kadının artık daha güçlü bir şekilde onlara katlandığını, başettiğini veya çözümlediğini göstermektedir.
Kıyafetler, kırık seramik ve cam parçalarının içine yerleştirildiği kapların şeffaf leğenler olmasının en büyük sebebi ise kadının bir yandan da toplumumuzda ev işlerinden doğal olarak sorumlu tutulmasıdır. Leğenin çamaşırları, çamaşırların da kirlerin, pisliklerin yıkanarak temizlenmeyi, arınmayı bir bakıma bize hatırlatmasından dolayıdır ki bu malzemeler ana figür olan kadın temasının hemen yanı başında yer almaktadırlar. |